PDF formatında oku

UZMAN GÖRÜŞÜ

Gıda satışı işyerinde çalışan HBsAg pozitif kişi için mediko-legal (tıbbi-hukuki) değerlendirme

 

HAZIRLAYAN                    : 

07 04 00

Dr. Öğr. Üyesi Emre ERTAN
Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ABD
Türk Karaciğer Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

Prof. Dr. Yılmaz ÇAKALOĞLU
Memorial Şişli Hastanesi
İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı
Türk Karaciğer Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

 KONU                                :  Uzman görüşüdür.

 

Türk Karaciğer Vakfına (TKCV) elektronik posta yoluyla başvuran SS, kronik hepatit B taşıyıcısı olduğunu,  Ege bölgesinde bir ilçenin mahallesinde ailesine ait büfede çalıştığını, büfede kapalı ürünlerle sigara, çerez ve ekmek satıldığını, ilçe tarımdan yetkililerin ……. 2020 tarihinde gelerek hakkında tutanak tuttuklarını, kan tahlili istediklerini, HBsAg testinin pozitif çıktığını, bunun üzerine cezai işlem uygulayacaklarını bildirdiklerini belirterek tıbbi ve hukuki uzman görüşü istemiştir.

DEĞERLENDİRME

1) Türkiye İnsan Hakları Kurumu ve Eşitlik Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrası; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerine dayalı ayrımcılığı yasaklamaktadır.  Aynı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında işveren veya işveren tarafından yetkilendirilmiş kişinin; işverenin çalışanı veya bu amaçla başvuran kişi, uygulamalı iş deneyimi edinmek üzere bir işyerinde bulunan veya bu amaçla başvuran kişi ve herhangi bir sıfatla çalışmak ya da uygulamalı iş deneyimi edinmek üzere işyeri veya iş ile ilgili olarak bilgi edinmek isteyen kişi aleyhine, bilgilenme, başvuru, seçim kriterleri, işe alım şartları ile çalışma ve çalışmanın sona ermesi süreçleri dâhil olmak üzere, işle ilgili süreçlerin hiçbirinde ayrımcılık yapılamayacağı kurala bağlanmıştır.

2) İş Kanunu’nun 5. maddesinde; iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamayacağı ifade edilmektedir.

3) Gıda Üretim ve Satış Yerleri Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesinde; “…Yapılan sağlık kontrolünde portör olduğu tespit edilenler derhal tedaviye alınır. Tedavisi tamamlanıp sağlam raporu almayanlar kesinlikle çalıştırılamaz. Ateşli hastalığı, cilt hastalığı ya da ishalli bulunanlar derhal sağlık kuruluşuna tetkike gönderilir. Bütün bu işlerden işyeri sahibi/yöneticisi sorumludur…” şeklinde bir düzenleme yer almaktadır. Ne var ki yönetmelik, portör veya bulaşıcı hastalık kavramlarını tanımlamamıştır.

4) Bulaşıcı hastalıkla ilgili en geniş boyutlu hukuki düzenleme, 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıha Kanununda yer almaktadır.   Söz konusu Kanun, “memleket dahilinde sari ve salgın hastalıklarla mücadele” başlığını taşıyan ikinci faslında, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede alınacak tedbirleri ele almaktadır. Kanunun 57. maddesinde, bildirimi zorunlu olan bulaşıcı hastalıklar sayılmaktadır. Bu maddeye göre,  “Kolera, veba (Bübon veya zatürree şekli), lekeli humma, kara humma (hummayi tiroidi) daimi surette basil çıkaran mikrop hamilleri dahi paratifoit humması veya her nevi gıda maddeleri tesemmümatı, çiçek, difteri (Kuşpalazı) - bütün tevkiatı dahi - sari beyin humması (İltihabı sahayai dimağii şevkii müstevli), uyku hastalığı (İltihabı dimağii sari), dizanteri (Basilli ve amipli), lohusa humması (Hummai nifası) ruam, kızıl, şarbon, felci tıfli (İltihabı nuhai kuddamii sincabii haddı tifli), kızamık, cüzam (Miskin), hummai racia ve malta humması hastalıklarından biri zuhur eder veya bunların birinden şüphe edilir veyahut bu hastalıklardan vefiyat vuku bulur veya mevtin bu hastalıklardan biri sebebiyle husule geldiğinden şüphe olunursa aşağıdaki maddelerde zikredilen kimseler vak’ayı haber vermeğe mecburdurlar. Kudurmuş veya kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılmaları, kuduza müptela hastaların veya kuduzdan ölenlerin ihbarı da mecburidir” .

5) İnsandan insana hepatit B virüsünün geçiş yolları şunlardır:

  • İnfekte kan ile temas etmek (her türlü kan ve kan ürünü kullanımı)
  • Her türlü cerrahi müdahale ve diş hekimliği uygulamaları
  • Tek kullanımlık tıbbi girişim malzemelerinin tekrar kullanımı
  • İnfekte vücut salgıları (sperma, vajinal sıvı, tükürük, gözyaşı vb) ile temas etmek (kanıtlanmamış)
  • İnfekte kişi ile korunmasız (kondomsuz) ve riskli (kanamaya sebep olacak tarzda anal ve/veya oral) yollarla ilişkide bulunmak
  • Damariçi uyuşturucu bağımlılarının enjektörü ortak kullanımı
  • Hepatit B virüslü birisinin diş fırçası, tırnak makası, tıraş bıçağı, tıraş makinesi gibi delici, kesici eşyalarını kullanmak

Bu bilgilerle anlaşılacağı gibi virüs havadan, sudan ve gıdalardan bulaşmaz. El sıkışmakla, sarılmakla ve yanaktan öpmekle ve delici, kesici olmayan eşyaları paylaşmakla hastalık bulaşmaz. Hepatit B virüsü pozitif kişilere yukarda belirtilen delici kesici şahsi eşyalarını başkaları ile ortak kullanmamaları ve herhangi bir sebeple vücutlarında meydana gelecek travma, kesik, yaralanma veya deri lezyonlarından dolayı bir kanama olduğunda derhal kanamanın durdurulması ve kanayan yerin mutlaka dış temasa imkan vermeyecek şekilde üzerinin tıbbi temizlik sonrası bandaj ile kapatılması tembih edilmelidir.

6) Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, hepatit B virusu işyerinde veya işyeri dışı normal yaşamda el sıkışma, sarılma, aynı havayı soluma, aynı kaptan yemek yeme gibi normal temas yollarıyla bulaşmamaktadır. Bu hastalıkların temel geçiş yolları, aynı HIV infeksiyonunda olduğu gibi kan yolu (tıbbi girişimler, kan ve kan ürünleri vb) ve riskli/korunmasız cinsel ilişkidir.  Bu bakımdan, aralarında gıda üretim ve satış yerlerinin de bulunduğu yerlerinde, bu virüsün bir işçiden başka bir işçiye veya müşteriye bulaşması normal koşullar altında imkânsızdır.

7) Özetle hepatit B virüsü taşıyıcıları, Gıda Üretim ve Satış Yerleri Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesi anlamında bulaşıcı hastalık portörü sayılamaz. Zira gıda satış yerinde çalışan bir kişinin, virüsü doğrudan cilt teması ya da hava yoluyla veya gıda ürünleri üzerinden dolaylı biçimde diğer çalışanlara, müşterilere ve üçüncü kişilere bulaştırması olanak dışıdır.

SONUÇ VE KANAAT

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

HBsAg pozitifliğinin başvurucunun çalışmasına engel oluşturmadığı, salt kan/cinsel ilişki yoluyla geçen bu virüsün gıda ürünlerinin satıldığı işyeri ortamında başvurucudan başkasına -örneğin müşterilere ve diğer çalışanlara- doğrudan ve satışı yapılan gıdalar üzerinden geçmesinin normal koşullar altında olanaksız olduğu, başvurucunun gıda satılan işyerinde çalışmasının toplum sağlığı yönünden tehlike yaratmadığı, başvurucunun Gıda Üretim ve Satış Yerleri Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesi anlamında bulaşıcı hastalık portörü sayılamayacağı, dolayısıyla işyeri hakkında cezai yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olacağı, yönündeki akademik (tıbbi ve hukuki) görüşlerimizi saygıyla arz ederiz.09.01.2020

   

Prof. Dr. Yılmaz ÇAKALOĞLU

                  Dr. Öğr. Üyesi Emre ERTAN

TKV Yönetim Kurulu Başkanı

                 TKV Yönetim Kurulu Üyesi

07 04 02

PDF formatında oku